6 Ocak 2012 Cuma

Nükhet Abla’nın Tahinli Keki

Nükhet Abla’nın Tahinli Keki

Malzemeler:
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı yoğurt
2 çorba kaşığı tahin
4 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
1 kahve fincanı su
Yarım su bardağından 1 parmak fazla sıvı yağ

Yapılışı:
Yumurta ve şeker çırpılır. Yoğurt, yağ, tahin ve su sırayla karıştırılarak ilave edilir. En son un ve kabartma tozu birlikte elenerek karışıma eklenir. Uygun bir tepsi ya da cam bir kap güzelce yağlanır. Hazırlanan karışım bu kaba dökülür. Üzerine tahin gezdirilir ve toz şeker serpilir. Orta hararetli fırında pişirilir. Servise hazırdır.

Afiyet Olsun...

Hatice Hanım'ın Sulu Köftesi...

Hatice Hanım'ın Sulu Köftesi

Malzemeler:
1/2 kg köftelik kıyma
1 adet orta boy soğan
1 yumurta
1 dilim ufalanmış ekmek
1 adet havuç
1 adet patates
Arzuya göre 1 avuç bezelye
1/2 adet sıkılmış limon
Tuz
Karabiber
Karbonat
1/2 çay bardağı pirinç

Yapılışı:
Öncelikle havuç ve patatesler çok küçük küpler halinde doğranır. Diğer yanda yumurtanın sarısı ve beyazı ayrılır. Kıyma, rendelenmiş soğan, ufalanmış ekmek, yumurtanın akı, biraz tuz, biraz karabiber ve 1 çay kaşığı karbonat hepbirlikte yoğrularak köfte harcı hazırlanır. Pirinçler de eklenir ve karıştırılır. Bu karışımdan çok minik minik köfteler hazırlanır. Orta boy bir tencereye tamamen dolmayacak şekilde su konur ve kaynatılır. Hazırlanan köfteler, havuçlar ve en son patatesler kaynayan suya atılıp hepsi birarada pişirilir. Yarım limon ve yumurtanın sarısı iyice çırpılarak terbiye hazırlanır. Kaynayan sudan kaşıkla yavaş yavaş terbiyeye ilave edilerek ılınması sağlanır. Ilık olduğundan emin olunca yumurtanın ani sıcakla pişmesine engel olacak şekilde alıştırarak terbiye çorbaya ilave edilir. Bir taşım daha kaynayınca ateşten indirilir. Kızarmış ekmekle servis yapılır.

Afiyet Olsun...

Semra Abla’mın Nar Peltesi

Semra Abla’mın Nar Peltesi

Malzemeler:
4 yemek kaşığı mısır nişastası
8 yemek kaşığı pudra şekeri
1,5 su bardağı nar suyu
2 su bardağı su

Yapılışı:
Tüm malzemeler biraraya getirilip, uygun bir tencere ile ocağa konulur. Nişasta ve pudra şekeri eriyene kadar karıştırılır, pelte kıvamına gelince 3-4 dakika kaynatılıp, altı kapatılır. Tercihen cam kaplara konulur. Arzuya göre kaymaklı dondurmayla ve taze ayıklanmış narlarla süslenerek servis yapılır.
Afiyet Olsun...

4 Ocak 2012 Çarşamba

Annemin Avcı Böreği

Malzemeler:
2 yufka
2 yumurta
200 gr kıyma
1 havuç
1 soğan
Galeta unu
Yapılışı:
Yumurtaların sarısı ve akı birbirinden ayrılır ve farklı kaplara alınır. Yufkalar iki kat olarak  uygun bir yere serilir, sigara böreği gibi kesilir, kesildikten sonra parçaların iki katı arasına yumurta akı sürülür. Ayrı bir yerde soğan, havuç ve kıyma kavrularak bir iç hazırlanır. Hazırlanan karışım yufkanın arasına konarak, sigara böreğinden biraz daha geniş bir şekilde çok fazla sıkmadan sarılır. Sarılan yufkalar önce yumurta sarısına daha sonra da galeta ununa bulanarak kızartılır. Sıcak olarak servis yapılır.
Afiyet Olsun…
·         Not: Galeta ununa buladıktan sonra fırında pişirmek de mümkündür. Ayrıca iç harcı için arzuya göre bezelye vb. gibi sebzeler ilave edilebilir. Hatta tamamen sebze kullanılıp ‘Çin Böreği’ adı altında da servis yapılabilir. Çin böreği şeklinde yapıldığında ince uzun doğranmış havuç, taze soğan ya da pırasa gibi sebzeler soya kökleri ve az miktarda soya sosu ile harmanlanıp uzak doğu lezzetlerine yakın bir tat elde edilebilir. Böyle bir karışımı yufkanın içine koymak yerine tek kat krep (bkz. Reyta’nın krep tarifi) kullanarak, krebin içine koyabilir ve bohça şeklinde sarıp ara sıcak olarak ikram edebilirsiniz.

3 Ocak 2012 Salı

Reyta’nın Krep Tarifi…

Her ne kadar ben bu tarifi Reyta’dan edinmiş olsam da tarifin orijinali Reyta’nın annesi Seher Hanım’ındır. Yıllar önce henüz eşimle nişanlı olduğumuz günlerde Seher Hanım gerçekten çok güzel yaptığı kreplerini muhteşem bir sofra eşliğinde sunmuştu bizlere, Güzelce’de bulunan yazlık evlerinin balkonunda. Seher Hanım kreplere eşlik etmesi için, isteyen tatlı isteyen tuzlu olarak yiyebilsin diye; kırmızıbiber ve maydanozla karıştırılmış beyaz peynirler, dalından yeni kopmuş domates ve sivri biberler ve de envai çeşit reçeller koymuştu sofraya o gün. Yani tam bir krep şöleniydi. İstediğimiz malzemeyi kreplerin arasına koyup, sarıp sarıp yemiştik. Hatta sadece pudra şekeri koyup yiyen de olmuştu. Daha sonraki yıllarda çocuklarımızın çok sevdiği krep, özellikle aile içinde birbirimizi yemeğe çağırdığımız zamanlarda soframızdan hiç eksik olmadı.
Bizim için Akseki tahini ve balı, kreple yenen ana malzemelerdendir. Yemeklerden sonra tatlı olarak ya da kahvaltıda; makul miktarda bal ve tahin kreplerin içine gezdirilip sarılarak yenir. Hatta ceviz ve dilimlenmiş muz da ilave edilince ortaya lezzetine doyum olmayan, laf aramızda fazlaca kalorili ama bir o kadar da sağlıklı bir tatlı çıkar.
Reyta’nın Krep Tarifi…
Malzemeler:
1 yumurta
1 nescafe fincanı un
1,5 su bardağı süt
1 fiske tuz
1 fiske şeker
1 tutam zeytinyağı
(Tüm bu malzemeler aynı oranda arttırılarak daha fazla miktarda krep hazırlanması mümkündür)
Hazırlanışı:
1 yumurta, 1 nescafe fincanı un, 1,5 su bardağı süt, 1 fiske tuz, 1 fiske şeker ve 1 tutam zeytinyağı karıştırılarak iyice çırpılır (blender ile karıştırma imkanı varsa daha iyi). Elde edilen sıvı karışımdan yarım kepçe kadar alınarak daha önce yağlanmış ve kızdırılmış ince bir teflon tavaya dökülür. Altı kısılarak pişmesi sağlanır. Bir yüzü pişen krep hamuru, tahta bir spatula yardımıyla çevrilir ve diğer yüzünün pişmesi sağlanır. Her iki yüzü de pişince düzgün bir şekilde tavadan kaldırılıp dikkatlice tabağa alınır. Diğerleri de aynı şekilde pişirilmeye devam edilir. Tavanın işlemler sırasında bulaşık kalmaması önemlidir. Ayrıca krepler pişirilirken bekleyen karışım koyulaşabileceğinden, sık sık ve azar azar süt ilave edilip karışımın çırpılmasında fayda vardır. Pişirilen krepler üst üste tabağa çıkarılabilir, birbirine yapışmaz. Krep yapımı tamamlandıktan sonra çeşitli malzemeler hazırlanıp, arzu edilen şekilde kreplere sarılarak yenmek üzere sunulur.


Afiyet Olsun…

30 Aralık 2011 Cuma

Sıcak Şarap...












Sıcak şarap denince benim aklıma ilk gelen şeyler kış, dağ ve kayak olmuştur hep. Henüz dağ ve kayak planı olmadığına göre, kış kısmını yeterli bulup, hazır yılbaşı gibi bir bahane de varken evde sıcak şarap üretmek ve sonra da mecburen sevgili arkadaşlarımızla birlikte tüketmek iyi bir fikir gibi geldi bana. Aralık ayında Konya’ya yaptığımız ziyaret sırasında, tamamen tesadüf eseri toprak şarap kadehleri de almıştık zaten. Farkında olmadan hazırlık yapmışız sanırım sıcak şaraba...
Daha önce kesip sakladığım gazete yazıları vardı sıcak şarap tarifleriyle ilgili, ama ben yine de; ‘sıcak şarap nasıl yapılır?’  araştırmasına giriştim ve tabi ki ‘google sağolsun’ bol bol bilgi edindim sıcak şarabı hazırlamadan önce. Eşe dosta da sorunca ortaya güzel bir tarif çıktı. Herkesin ilk söylediği şey ‘dikkat et, sakın kaynatma’ idi. Bazı gourmet arkadaşlar da ‘toprak kadehte içilmezse tadı çıkmaz ama’ diye uyardılar! ‘Toprak kadehte içilmesi gerekir’ diye bir şart yok,  ama ilk kullanıldığı yüzyıllara bakılacak olursa muhtemelen toprak kadeh kullanmışlardır diye düşünüyorum bu sıcak şarabı keşfedip içenler.
İşte gazetelerden, internetten, arkadaşlardan toplanıp ortaya çıkan sıcak şarap tarifi:
Sıcak Şarap
Malzemeler:
Cabernet sauvignon, Merlot veya Chinati kırmızı şarap
Contreau
Grand marnier
Cognac
2 adet portakal (1 Portakalın kendi ve diğer portakalın suyu)
Karanfil (1 şişe kırmızı şarap için 8 adet)
Çubuk tarçın (1 şişe kırmızı şarap için 3 çubuk)
1 adet vanilya çubuğu (1 şişe kırmızı şarap için)
Kahverengi şeker (1 şişe kırmızı şarap için 7 yemek kaşığı) veya bal, ya da ikisi de yarı yarıya
Bodrum mandalinası kabuğu ve suyu (ya da normal mandalina)
Arzuya göre elma, ayva ve kuru üzüm, hatta badem de konabilir.
Yapılışı:
Kırmızı şarap havalandırılarak tüketilir, söylenene göre şarap bu şekilde uyandırılır! Bu yüzden tercih edilen şarap öncelikle havalanması için bir kaba boşaltılır.
Henüz şarap oda sıcaklığında iken, arzuya göre dörde bölünmüş ve çekirdekleri alınmamış bir elma, dörde bölünmüş ve çekirdekleri alınmamış bir ayva ve yarım çay bardağı kuru üzüm de şarabın içine konabilir.
Şarap havalanırken, diğer bir yanda başka bir tencereye az bir miktar su konur ve içine yaklaşık 7 yemek kaşığı esmer şeker  veya 1 çay bardağı bal ya da her ikisi de yarı yarıya eklenerek kaynatılır. Kaynadıktan ve şekerler eridikten sonra oda sıcaklığına gelene dek soğumaya bırakılır.
Çubuk tarçın, sıkılmış 1 adet portakal, üzerine karanfiller batırılarak alt ve üst kısmı kesilmiş başka bir portakalın tamamı (içi görünür hale gelecek), Bodrum mandalinası kabuğu ve suyu (ya da normal mandalina veya limon) bir araya getirilerek aynı tencereye konur.
Bunların üzerine tercih edilen şaraptan bir miktar konulur. Azar azar, Contreau ve Grand Marnier eklenir. Kısık ateşte bırakılır, bu sırada aromaları da birbirine karışır.
Yavaş yavaş şarap ilave edilir ve karışımın kaynamasına izin verilmez. Hep kısık ateş kullanılır. Eğer kaynayacak gibi olursa, ateş söndürülür, tekrar açılır.
Kaşık olarak tahta kaşık kullanılmalı ve aromaları birbirine karıştıkça şarap ilave edilmelidir.
Arada bal ve su da ilave edilebilir (sulandırmadan çoğaltmak için).
Gerçekten istenilen kıvama ulaşıldığı ara sıra tadılarak ve eklemeler yapılarak anlaşılır.
İstenilen kıvama gelince varsa toprak şarap kadehleriyle servis yapılır.
Afiyet Olsun…

Not: İstenilen kıvama gelinceye kadar tadarken hafif çakır keyif olmak mümkündürJ. Eğer çakır keyifliği aşarsanız misafirlerinizle başkası ilgilenmek zorunda kalabilir. Bu yüzden tatma işini abartmamakta fayda var diyebilirim.

27 Aralık 2011 Salı

Reyta'nın Tiramisu Tatlısı

Ben bu güzel tarifi yıllar önce (yani şu anda onsekiz yaşında olan kızım birbuçuk yaşındayken) eltim Reyta'dan aldığımda, aşağıdaki tarifte labne peynirine alternatif olarak yazdığım İtalyan Mascarpone peynirinin adını dahi bilmiyordum. Hatta labne peyniri bile çok yeniydi hayatımızda o zamanlar. Çok sevgili arkadaşımız Taner'i İtalya'da çalıştığı 1999 senesinde Milano'da ziyarete gittiğimiz sırada eşi Yurdagül bizim için Tiramisu hazırlarken öğrendim mascarpone peynirinin bu tatlıda kullanıldığını. Cam kare bir kaba özel olarak tiramisu için satılan kedidili bisküvilerinden ıslatıp kat kat koymuştu Yurdagül. Arasına da mascarpone peyniri ile yapılmış kremadan kullanmıştı. O sıralarda tabi ki henüz Türkiye'ye gelmemişti İtalyanların bu meşhur peyniri. Dört-beş paket peyniri eşimden gizli bir şekilde valizimde getirdiğimi hatırlıyorum. Daha sonra Bebek'te bir şarküteride rastlayıp yurtdışından taşımaktan kurtuldum. Şimdilerde ise marketlerde bulmak mümkün. Ama bulunamasa da labne peyniri gayet iyi iş görüyor, üstelik daha da ucuza mal ediliyor. Tarifin orijinal halinde mascarpone peynirinden ve tarifte adı geçen kedidili bisküvilerinden söz edilmiyor zaten. Demek istediğim onlar kullanılmasa da harika bir lezzetle karşılaşacaksınız bu tarifi uyguladığınızda. Zevkle yapmanız ve afiyetle yemeniz dileğiyle...

Malzemeler:
1 adet ikiye yada üçe bölünmüş hazır kek veya15-20 adet tiramisu yapımı için satılan kedidili bisküvisi

Keki ya da Bisküvileri Islatmak İçin Malzemeler:
2 çorba kaşığı nescafe
1 su bardağı ılık su
Yarım su bardağı portakal suyu
Arzuya göre 2 çorba kaşığı konyak vb.
2 çorba kaşığı esmer toz şeker


Krema İçin Malzemeler:
2 su bardağı süt (1/2 kg süt)
2 çorba kaşığı un
1 ya da 2 adet yumurta sarısı
4 çorba kaşığı şeker,
1 paket vanilya,
200 gr labne peynir ya da mascarpone peyniri
1 çorba kaşığı kakao (Üzerine serpmek için )

Hazırlanışı:
Öncelikle bir adet bira bardağında; 2 çorba kaşığı nescafe, 2 çorba kaşığı toz şeker, 1 su bardağı ılık su, yarım su bardağı portakal suyu (istenirse portakal suyu daha fazla, su daha az konabilir) ve arzuya göre 2 çorba kaşığı konyak (veya viski, brandy vb...) karıştırılır. Bu karışım kullanılarak kedidili bisküvileri (yada kek) bir kalıba veya tabağa yerleştirildikten sonra güzelce ıslatılır. Nescafeyi şeker katmadan sade olarak da hazırlamak mümkündür.
Diğer bir tarafta süt, un, yumurta sarısı ve şeker, muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Pişince, vanilya ve labne peyniri (ya da mascarpone peyniri) eklenerek mikserle 5 dakika kadar çırpılır. Kremanın ılınması beklenir ve kedidili bisküvilerinin üstüne dökülür (eğer kek ile yaparsanız, zaten ortadan iki yada üçe bölünmüş olarak satılan keklerin arasına sürülür ). Kedidili bisküvilerinin üstüne dökülmüş şekilde tek kat olarak da bırakılabilir, arzu edilirse bu işlem kat kat yapılarak yüksek bir tiramusu da elde edilebilir. Kedi dili bisküvisi kullanılıp tek kat olarak hazırlandığında kesip servis yapması daha kolaydır, hatta tek tek tabaklara konarak da  (örneğin dört adet bisküvinin üzerine krema dökmek gibi...) direk servise hazır hale getirilebilir. Hazırlanan Tiramusu mutlaka en az 2-3 saat buzdolabında bekletilir. Buzdolabından çıkarılınca, minik çay süzgeci ile üstüne kakao serpilir ve arzuya göre çikolata vb. ile süslenir. Servise hazırdır.

Afiyet olsun...

Not: Bir kez Milano'dan başlayıp Floransa'ya,  başka bir kez Milano'dan başlayıp St. Tropez'ye kadar uzanan güzel seyahatlerimizin anısına, bu seyahatlerin mimarı Yurdagül ve Taner'e bol bol selamlar...