17 Kasım 2011 Perşembe

Züleyha Öğretmen'in Mercimek Köftesi...

Her şey İntel Bilgisayar kursu ile başladı. Beşiktaş Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli bulunduğum sırada, oda arkadaşlarım Mitat ve Özgür proje birimindeki görevleri dışında, aslında asli görevleri olarak ilçe bünyesindeki bilgisayar kurslarını düzenler ve kendileri de eğitmen olarak ders verirlerdi. Yıllar içerisinde önce kendilerinin eğitimci olmak için katıldığı, daha sonra eğitmen olarak kurs açtıkları, sonraları da ilçe formatörleri olarak denetlemesini yaptıkları İntel Programı’na öğrenci olarak benimde katılmama ön ayak oldular. Benim eğitmenim daha önce pek çok projede beraber çalıştığımız, birlikte çeşitli kurslara katıldığımız, odamızın değişmez ziyaretçilerinden ve tabi ki çok değerli arkadaşım Tuğçe idi. Dünyanın en pozitif insanlarından biri olan Tuğçe sayesinde gerçekten çok zor bir süreç olan intel öğretmen programı son derece keyifli geçti. Kurs, süre olarak çok uzun olmasına rağmen, Hasan Ali Yücel İlköğretim Okulu’nun idaresi ve kursa katılan cana yakın ve güleryüzlü öğretmenleri sayesinde, hem eğlenilen, hem öğrenilen güzel bir ortama  gidiyorum hissi uyandırdı bende.
Niye her şey intel ile başladı? Çünkü değil bir blog yürütmeye, açmaya bile niyetim yokken; Tuğçe bir tanesi intel programında öğrendiklerimizi günü gününe yazmamız için, bir tanesi de istediğimiz, sevdiğimiz bir konuyla ilgili olmak üzere iki adet blog açma görevi ya da ödevi verdi. Zaten özenip pek bilinçli olmadan açtığım, daha doğrusu iş arkadaşlarımdan Melek’in benim için açtığı ama içine o gün için hiçbir şey yazmadığım bir blog adresim vardı. Adını laf olsun diye ‘İşte hayatımız’ koymuştum. Derste de İntel için bir blog açarak, nasıl blog oluşturacağımızı öğrendik. Daha sonra ödev olarak da ben şu anda okumakta olduğunuz yazıyı koyduğum ‘homemade by selda’ isimli blog adresini alıp, bizzat yürütmeye başladım. Aklıma böyle bir blog açmayı getiren en önemli faktör, kursa gittiğim günlerde kursa katılan arkadaşların ara sıra ev yapımı bir ikram getiriyor olmasıydı belki de. Yediğimiz güzel pasta börekler ve kurstaki tarif alışverişi böyle bir blog açmayı düşündürdü sanırım bana. O sıralarda, 3 ayda bir yayınlanan Akseki dergisi için, şu anda blogumun açılış sayfasında bulunan ‘Benim diyebilmek…’ isimli yazımı henüz yazmış ve göndermiştim dergiye. Yazının sonunda da okurlarla birkaç tane tarif paylaşmıştım. Mayıs ayında bu blog için konan ilk yazı da ‘Benim diyebilmek’ oldu zaten. 

İntel’den ve kurs sırasında yediğimiz lezzetlerden söz edip de buraya Züleyha Öğretmenin hazırlayıp kursun son günü getirdiği ve bizlere marullar içinde sunduğu Mercimek Köftesi tarifini koymamak ayıp olur diye düşünüyorum. Hatta belki de koymak da çok geciktim.
Tüm İntel kursu arkadaşlarıma, sevgili Tuğçe’ye ve tarifin sahibi becerikli öğretmen arkadaşım Züleyha Hanım’a kucak dolu sevgilerimle...

Züleyha Öğretmen'in Mercimek Köftesi

Malzemeler:
2 tane orta boy soğan
1-2 dış sarımsak
2 kasık biber salçası
2 kasık domates salçası
1 demet maydanoz
1 adet limon
1küçük demet taze soğan
2 su bardağı mercimek
Üzerine çıkıncaya kadar su
2,5 bardak kısırlık bulgur
Tuz
Karabiber
Kimyon
Sızma zeytinyağı
Servis için kıvırcık marul

Yapılışı:
2,5 su bardağı mercimek bir tencereye konur (düdüklü tencere de olabilir), üzerine çıkıncaya kadar su ilave edilerek haşlanır. Haşlanan sıcak mercimeklerin üzerine; pilavlık bulgur, tuz, karabiber, kimyon, toz kırmızı pul biber eklenir, hepsi güzelce karıştırılarak tencerenin kapağı kapatılır ve demlenmeye bırakılır. Ayrıca su eklenmez, bulgur mercimeğin buharı ile kabarır.
Ayrı bir yerde soğan ve sarımsak ince ince doğranır. Zeytinyağında iyice kavrulur. Domates ve biber salçası da ilave edilip pişirilir. Maydanoz ve (arzu edilirse) taze soğanlar ince ince doğranır. Demlenip kabarmaya bırakılan mercimek ve bulgur karışımının üzerine konur. Limon sıkılıp, biraz sızma zeytinyağı da ilave edilerek, birbirine yedire yedire karıştırılır. Daha sonra da ele alınıp şekiller verilerek, daha önceden üzerine  marul konarak hazır edilen servis tabağına dizilir. Marullara sarılarak yenir.

Züleyha Öğretmen'den Kuru İncirli Kek

Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı kadar toz şeker
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
6 adet kuru incir
1 su bardağı dövülmüş ceviz

Kekin üstüne dökmek için:
1 su bardağında hazırlanmış nescafe

Yapılışı:
Öncelikle kuru incirler suya konarak yumuşamaya bırakılır. Daha sonra; 2 bardak un, vanilya ve kabartma tozu biraraya getirilip uygun bir kaba süzgeçten geçirilerek  elenir. Başka bir yerde şeker ve yumurta iyice çırpılır. Yumuşayan incirler küçük kareler halinde doğranır. Cevizler dövülür ve tüm hazırlanan malzemeler karıştırılıp önceden yağlanmış borcam kalıba dökülür. Orta hararetli fırında pişirilir. Fırından çıkıp ılık hale gelince, üzerine arzuya göre şekerli yada şekersiz olarak hazırlanmış 1 su bardağı nescafe her tarafına eşit olarak dökülür. Soğuyunca servise hazırdır.

Not:Şekerini ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

AFİYET OLSUN...

Dilhan'ın Süslü Pastası...

Dilhan'ın Süslü Pastası

Malzemeler:
2 adet 3 katlı hazır kek( 2 katlı hale getirip, 3 adet kek kullanabilmek için)
Dr. Ortker pasta kreması(1 bardak sütle yapılacak)
Hindistan cevizi
Süt (keki ıslatmak için)

Üç katlı keklerin iki katı kullanılarak, 3 adet iki katlı kek oluşturulur. Kalıplar ile istenilen şekil (Dilhan kalp kalıp kullanmıştı) verilerek kekler kesilir, küçük küçük pek çok sayıda tek pasta keki elde edilir.Bu küçük kekler sütle ıslatılır. Arasına ve üstlerine krema sürülür. Mevsimine göre muz, şeftali vb. meyvalar pastanın içine kullanılabilir.
Pastalar tek tek hindistan cevizine bulanır. Ortaya bembeyaz tek pastalar çıkar. Bu pastaların üstüne arzu edilen renkte kurdeleler fiyonk yapılarak süslenir.
Yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü şekilde, pasta kalıplarla kesilmeyip bütün olarak da yapılabilir. Üzerini süslemek icin doğal çiçek ve yapraklar kullanılabilir.
Özellikle hercai menekşeler hindistan cevizinin üstüne çok yakışıyor. Pastanın altına yeşil sarmaşık yaprakları kullanılırsa tabağa doğal bir hava da verebilir ayrıca.

AFİYET OLSUN...

Not: Bu pasta yeğenim Alp'in nişanında Dilhan tarafından yapılmış olup, çok sükse yapmıştır. Blogumun ilk fotoğraflı tarifini koymuş bulunuyorum şu anda. Çok hoşuma gitti, artık fotoğraflarla da süslemek istiyorum tüm bu tarifleri. Bu demek oluyor ki pek çok tarifi bir arada sunacağım bir parti düzenlemekte fayda var. Yapıp yapıp tariflerimi, fotoğraflarını çekerim böreklerin, pastaların. Bir taşla çok kuş vururum böylece! Hem davet vermiş, hem fotoğraf çekmiş, hem de fotoğraflı tariflerin olduğu bir bloga kavuşmuş olurum:))

İlkay'ın Mozaik Pastası...

İLKAY’IN MOZAİK PASTASI

Bu pasta kızım Aslı mozaik pasta diye tutturunca, İlkay’a mesaj atılarak sorulmuş ve mesaj yoluyla da sevgili İlkay tarafından gönderilmiştir. İnternetten baktığım tariflerde içine yumurta konuyordu. Bana bu tarifte yumurta olmaması çok uydu. Pişirilmeyen bir pasta olan Mozaik Pasta’nın içine yumurta koymak, belki yumurtanın kokusu kalır diye, pek içime sinmiyordu doğrusu! Tarifi alır almaz, önceden hazır olan malzemelerimizi çıkarttık ve pastayı Aslı yaptı. Hepimiz bayıldık. İşte size tarif:

Malzemeler:
1 su bardağı süt
2 paket petit beure bisküvi
2 kaşık kakao
1/2 çay bardağı şeker
1/2 yemek kaşığı tereyağı (arzuya göre)
Ceviz, portakal kabuğu vb. çeşniler (arzuya göre)

Üstü için:
! paket çiğ krema
1 paket bitter çikolata

Yapılışı:

Süt, kakao, şeker ocak'ta kaynatılır, arzu edilirse içine yağ ilave edilir.
İçine bisküviler kırılır. Un haline gelmemesine dikkat edilmelidir. Arzuya göre iç malzemeyi zenginleştirebilirsiniz (ceviz, portakal kabuğu gibi… ).  Karışım hamur haline sokularak kalıba yerleştirilir, ya da dikdörtgen bir naylonun üzerine serilip, üçgen prizma veya rulo şekli verilerek, naylona sarılır.
Üzerine 1 paket krema ocak'ta kaynatılır ve kenara alınır. 1 paket bitter çikolata parçalanarak içine atılır, karıştırılarak eritilir, biraz soğuyunca kalıptan ters çevrilen yada naylondan çıkarılan mozaik pastanın üzerine sos olarak dökülür...

Benim Notum: Üzerine 1 paket krema ile sos yapmadık ama tereyağı kullanmadığımız için bitter çikolatanın bir kısmını ben mari usulü eriterek pasta hamurunun içine koyduk. Eğer ev ahalisi için değil de misafir daveti için yapılacaksa, bitter çikolatanın bir kısmını da servis yapmadan önce eriterek üstüne dökmek iyi olabilir.

                                                                                        AFİYET OLSUN…

14 Kasım 2011 Pazartesi

Balkabağı Çorbası...

Geçtiğimiz yıl tam bu mevsimde uzun bayram tatilini fırsat bilerek güzel bir Amerika seyahati yapma fırsatı yakalamıştık. Öyle bir mevsime denk gelmiştik ki sadece restaurantların değil giyecek satan mağazaların bile vitrinleri bal kabakları ile süslenmişti. Caddelerde, otellerde kısacası her yerde balkabağı en önemli dekorasyon objesiydi. Hatta ben dayanamayıp, Türkiye de hiç rastlamadığım, neredeyse elma büyüklüğündeki, en küçük boylarından  üç tane aldım ve gümrükte yakalanmak pahasına yanımda getirdim. Sadece vitrinler, yollar, sokaklar değil, restaurantların menüleri de balkabağı ile yapılan çorbalar, yemekler ve tatlılarla doluydu. İçlerinden en beğendiğim bal kabağı çorbası ve bal kabaklı tart tariflerini İstanbul’a döner dönmez, eşe dosta sorup öğrenmeye çalıştım. Ne yazık ki bizim damak tadımız, bol şekerle yapılmış, kaymaklı ve cevizli kabak tatlısına alışık olduğu için çorba tarifine bir türlü ulaşamadım. İmdadıma tabii ki tariflerimi sakladığım meşhur kutum yetişti. Biraz karıştırıp, araştırınca içinde ne yazık ki kimden aldığımı not etmediğim bir balkabağı çorbası tarifi çıktı. Ben bu tarifi biraz değiştirerek ve internette okuduğum ip uçlarıyla harmanlayarak hayalimdeki çorbayı pişirdim.

Aşağıdaki malzemeleri size kutumdan çıkan orijinal tarifteki halini değiştirerek, yani kendi pişirdiğim şekliyle veriyorum. Örneğin bendeki tarifte süt yerine çiğ krema yazıyor. Baharat olarak kimyon var, ama ben içtiğim çorbalarda hiç kimyon tadı almamıştım, bu yüzden koymadım. Kimyon yerine defne yaprağı, karanfil ve muskat koyup, blender yapmadan önce delikli süzgeçle çorbanın içinden çıkarttım.  Kutumdan çıkan tarifte, 25 dakika süreyle kabağın haşlanmasını, daha sonra kavrulmuş soğana eklenmesini söylüyordu. Ben kabağı da havucu da fırında pişirmeyi tercih ettim. Aslında tarifte havuç da yoktu, çeşnisi ve vitamini artsın, yakışır ve renk verir diye onu da koydum. Sadece soğan diyordu, ben sarımsak da koydum.. En sonunda ise servis yaparken üzerine kızarmış ekmek ve tereyağ gezdirilmesini öneriyordu, sağlıklı olsun dedim ben sadece karabiber öğüttüm. Ben yaptığım haliyle çok beğendim, misafirlerime ikram ettim onlar da beğendi.
Sizlere de tavsiye ederim, balkabağından çorba değil tatlı olur diye ısrar etmeyin, lütfen deneyin!…



Balkabağı Çorbası

Malzemeler:
1/2 adet balkabağı (soyulmuş satın alınan 4-5 parça, ya da 1 küçük boy)
2 adet orta boy patates
2 adet orta boy soğan
1 adet havuç
1-2 diş sarımsak
1 su bardağı süt
4-5 su bardağı su (eğer varsa tavuk suyu)
1-2 çorba kaşığı zeytinyağ
Tuz
Karabiber (üstüne servis yaparken taze olarak öğütmek için)
Arzuya göre, defne yaprağı, karanfil, muskat vb.
Yapılışı:
Öncelikle kabaklar yağlanarak 180 derecelik fırında 1 saat kadar, yumuşayıncaya kadar pişirilir. Kabakların yanına doğranmış havuçlar da konarak fırında pişirilebilir ya da fırın kullanmak istemezseniz, her ikisi de haşlanabilir (25 dakika kadar). Başka bir yerde; soğan, sarımsak, kabak ve havuç (kabak ve havucu fırına koymadıysanız) sırasıyla doğranarak çok az zeytinyağında kavrulur. Üzerine tavuk suyu ya da normal su konulur. Bütün bu malzeme pişmeye yaklaşırken patates de doğranarak ilave edilir.  Tavuk suyu olmadığı durumlarda tercihen tavuk bulyon da kullanılabilir. Blender yapılmadan önce çıkarılmak üzere defne yaprağı, karanfil ve muskat koyarak daha aromalı bir lezzet elde etmek mümkündür. En son olarak bir bardak süt ilave edilerek bir iki taşım daha kaynatılır. Eğer konmuşsa baharat ilaveleri delikli süzgeçle çıkartılır ve çorba blender yapılarak kıvamına kavuşturulur. Servis yaparken arzu edenlere taze karabiber öğütülmesi tavsiye edilir.

AFİYET OLSUN...

Pınar'la başlayan Cheese Cake Tarifleri...

Bu tarifleri yazma sürecim Pınar'la cheese cake yazışmaları yaparken başladı. Canım Pınar'ım öyle değerlidir ki benim için, gözlerindeki ışıltı, günlerce kendisini göremesem de günümü aydınlatır. Sevgisi içime akar, neden, nasıl bilmem bir farklı severim O'nu. Heyecanla bekliyorum nikah şahitliğini yapacağım günü..

İşte sevgili Pınar'ın gönderdiği e-postayı orijinal haliyle aşağıya koyarak sizlere çeşitli cheese cake tarifleri sunuyorum.

Selda cıımmmm,
Ekte Hillside ın sevdiğim cheesecake tarifini gönderiyorum. Ben bu alt tabanı kendi elmalı cheescake ım de kullanıyorum. Ve ben Hillside dan aslında cikolata parçalıyı istemiştim ama onlar üstü düz çuku olanı vermişler =) ama cheesecake her türlü kombinasyona açık.  Bu arada internetten Şebnem arkadaşımın bana gönderdiği bolba bir cheesecake i de seninle paylaşıyorum. Yemekte sınır yokkkkk =))) 
http://www.foodbuzz.com/recipes/4372741-mini-toblerone-cheesecakes 
Not: Cheesecake cuku parçalı çok güzeldii. Onu da buradan sevgi ve özlemle anıyorum.

Benim Notum: Açıkçası yukarıda Pınar'ın arkadaşı Şebnem'in verdiği linki açınca çok kıskandım, güzel fotoğraflarla verilmiş, inanılmaz güzel tarifleri ve blogun içeriğini, hatta herşeyini. Bu yüzden sizlerle onu da paylaşmak istedim.


          (1)
Pınar'ın 'Aşk-ı Memnu' Cheese Cake Tarifi

Malzemeler:
Alt tabanı İçin:
200 gr. yulaflı bisküvi
50 gr erimiş tereyağı
100 gr bal
İçi İçin:
400 gr krem peynir
50 gr eritilmiş beyaz çikolata
Sosu İçin:
100 gr erimiş tereyağı
100 gr çikolata

Yapılışı:
Bisküvileri ufalanıp, bal ve tereyağı içine konur ve karıştırılır. Bu malzeme pasta kalıbının alt tabanına yayılır.
Başka bir yerde 400 gr krem peynir ve 50 gr eritilmiş beyaz çikolata iyice karıştırılır. Bu karışım bisküvilerin üzerine hiç hava almayacak şekilde yayılır.
Diğer bir yanda 100 gr tereyağ eritilir ve çikolata da içine konarak yağın sıcaklığıyla erimesi sağlanır. Bu karışım kremanın üzerine dökülür ve dolaba konur. 1-2 saat dinlendikten sonra servis yapılır.
          (2)
Gülçehre'nin pişirilmeyen Cheese Cake'i

Malzemeler:
125gr.margarin ya da tereyağı
1 paket krem şanti
1 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1 limon kabuğu
2 limon suyu
1 paket labne peyniri
1 paket limonlu jöle

Yapılışı:
Bisküviler robottan geçirilir, yağ ile karıştırılıp, buzluğa konur.
Ayrı bir yerde üzerine konmak üzere; krem şanti paketinin içinden çıkan 1 poşet toz bir bardak soğuk sütle çırpılır. Limon rendelenir, 2 limonun suyu sıkılır, 1 su bardağı şeker ile birlikte krem şantiye ilave edilerek çırpılır. Daha sonra labne peyniri de ilave edilerek çırpmaya devam edilir.
1 paket limonlu jöle yarım bardak sıcak suda eritilir ve üzerine 1 bardak soğuk su eklenir. Bu da krem şantili karışıma eklenir. Hepsi çırpılır ve bir köpük elde edilir. Bu köpük bisküvinin üzerine konur, dolaba kaldırılır. Soğuyunca servise hazırdır.


                                (3)
Pişirilerek Yapılan Cheese Cake I:

Malzemeler:
2 paket yulaflı bisküvi
70 gr. margarin ya da tereyağı (eritilecek)
1 çay kaşığı tarçın
5 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
2 kaşık un
1 limon kabuğu
1 limon suyu
2 paket labne peyniri
1 bardak tuzsuz lor peyniri

Yapılışı:
Bisküviler robottan geçirilir, tarçın ve yağ ile karıştırılıp, buzluğa konur.
Ayrı bir yerde, yumurta ve şeker çırpılır, vanilya ve un elenerek eklenir, çırparken labne peyniri ve lor peyniri eklenir. Limon rendelenir ve suyu sıkılır, bunlar da eklenerek çırpmaya devam edilir. 1 su bardağı seker ile birlikte krem şantiye ilave edilerek çırpılır. Daha sonra labne peyniri de ilave edilerek çırpmaya devam edilir.
Oluşan karışım bisküvinin üzerine konur, 175 derecelik fırında 25 dakika pişirilir. Sıcak sıcak fırından çıkar çıkmaz buzdolabına konur. Soğuyunca servise hazırdır.

                                (4)

Pişirilerek Yapılan Cheese Cake II:
Malzemeler:
1 paket yulaflı bisküvi
1/4 paket tereyağı
1 su bardağı dönülmüş ceviz
2 paket labne peyniri
3 paket pınar beyaz
1+1/4 su bardağı toz seker
1 limon suyu
1 paket vanilya
2-3 kasık mısır nişastası
6 yumurta

Yapılışı:
Bisküvi, ceviz ve tereyağı karıştırılıp, kelepçe kalıbın dibine yayılır ve buzdolabına konur. Diğer yanda 2 paket labne, 3 paket pınar beyaz blender ile yavaş yavaş karıştırılır. Toz şeker, limon suyu, vanilya, mısır nişastası  sırasıyla konarak çırpılır. Daha sonra tek tek yumurtalar ilave edilerek çırpmaya devam edilir. Kalıpta hazır bekleyen bisküvili karışımın üzerine dökülür. 180 derece fırında 45-50 dakika, üstü pembe oluncaya kadar pişirilir. Pisince fırın kapatılır, kek 20 dakika kadar sıcak fırının içinde bekletilir.
Arzu edilirse üstüne, 3 kaşık nişasta su ile ıslatılıp, vişne ve toz seker ilavesiyle pişirilen bir pelte yapılarak sos hazırlanabilir. Ya da çikolata sos ile zenginleştirilir. Buzdolabında soğutulup servis yapılır.

AFİYET OLSUN...

Güliz'in Pırasa Böreği...

Sevgili arkadaşım Güliz'le görüşmeyeli yıllar oldu. Bu tarif ne ki? O kadar çok tarif var onunla birbirimize verdiğimiz; sadece yemek, pasta, börek değil, hayata dair tarifler çoğu!
Özlemle şimdilik bu tarifini veriyorum arkadaşımın;

Güliz'in Pırasa Böreği

Malzemesi:
6 yufka
1 kg pırasa
2 sise soda(Üstü için)
4 yumurta
Biraz sıvı yağ

Yapılışı:
Pırasalar ince ince doğranır ve sıvı yağda kavrulur. İyice ölünce, karabiber ve tuz eklenir. Böreğin yapılacağı tepsiye 3 yufka üst üste yayılır. Üzerine pırasadan hazırlanmış olan harç serilip, geri kalan yufkalarla kapatılır. Arzu edilen boyutlarda kesilir. Başka bir yerde çırpılan yumurta, az miktar yağ ve sodalar karıştırılır. Kesilerek hazırlanan yufkaların üzerine bu karışım dökülür. Bu şekilde 15 dakika bekletilir. Daha önceden ısıtılmış alt-üst fırında pişirilir. Sıcak servis yapılır.

AFİYET OLSUN...

Internet’ten Un Helvası...

İş yerindeki en yoğun günlerimden birinde, canım o kadar çok un helvası çekmişti ki, Hazreti Google (!) mutlaka biliyordur deyip yazdım google'a, araştırdım. Onlarca tarif içinden bunu seçtim; eve geldim veeee, un var , yağ var, şeker var, niye yapmıyorsun Selda deyip yaptım. Ama ne yazık ki tarifi linkini not etmeden yazıp kaydetmişim. Çok güzel oldu. Tarif kiminse gönülden sevgiler...

Internet’ten Un Helvası

Malzemeler:
1 su bardağı sıvı yağ
2 su bardağı toz şeker
8 dolu tahta yemek kaşığı un
Fıstık

Yapılışı:
Yağ eritilir. Fıstıklar ve un katılarak, fıstıkların rengi biraz koyulaşıncaya kadar kavrulur.
Başka bir yerde hazırlanıp bekletilen şerbet üzerine dökülür. Karıştıra karıştıra kıvam elde edilir. Kaşıkla alarak bir tabağa dizilir ya da tümü bir kaba yayılarak, daha sonra keserek servis yapılır. Zeytinyağı ile yapıldığından sıcak veya soğuk servis edilmesi fark etmez.

Şerbeti:
Şeker bir tencereye konur, üzerine 2 parmak su çıkıncaya kadar su ilave edilir. Kaynatılıp beklenir.

AFİYET OLSUN...