21 Kasım 2011 Pazartesi

Diyet Karnıyanık...

Sağlıklı yaşam için en çok dikkat etmemiz gereken şeylerin başında dengeli beslenme geliyor. Dengeli beslenme deyince de akla ilk gelen kızartmalardan uzak durmak. 3 hafta kadar önce annem akut pankreatit geçirdi. Bu rahatsızlık ani başlayan bir pankreas inflamasyonuymuş. Olay bir anlamda pankreasın değişik derecelerde hasar görmesi olarak da özetleniyor. Gerçekten çok ağrılı ve yıpratan bir süreç.Tek çaresi ise, ağrılı ve sancılı ilk haftaları pankreasın iyiliği için sadece serum ve çok kuvvetli ağrı kesiciler yardımıyla atlattıktan sonra iyi bir yağsız diyet uygulanması. Yani kızartmalar kesinlikle yasak, değil kızartma, yemeklere yağ koymak bile yok. Hiç yağsız yemek pişirmek, pişirdiğini beğendirebilmek çok kolay bir iş değil tabi. Böyle besleniyor olmak da kolay değil sonuçta. Hele ki annem gibi yemeğin en alasını yapan ve yemeye alışık olan birine gerçekten çok zor geliyor. Ama sağlıklı olabilmek için başka çare yok. Ne yapsın katlanıyor!
İşte yağsız yemek yapma sevdasıyla, karnıyarığın güzelim kızartılmış patlıcanlarını, közlenmiş patlıcan haline çevirerek ortaya çıkattığım tarifi sizlerle paylaşıyorum;

Diyet Karnıyanık:)

Malzemeler:
4-5 adet patlıcan
250 gr hiç yağsız kıyma
1-2 adet ortaboy soğan
2 adet sivri biber (içine doğramak için)
2-3 adet domates rendesi (veya çok minik doğranmış)
Yarım demet maydanoz
1 adet üstünü süslemek için domates
2 adet üstünü süslemek için sivri biber

Yapılışı:

Patlıcanlar kabukları soyulmadan fırına konarak, közlenmesi sağlanır. Bu arada yağsız kıyma ve çok küçük doğranmış biber ve soğanlar hiç yağ koymadan ateşte kavrulur. Üzerine bir miktar minik doğranmış veya rendelenmiş domates konur, daha sonra çok küçük doğranmış maydonazlar da ilave edilir. Maydonozlar ölünce ateşin altı kapatılır. Diğer yanda patlıcanlar soyulur ve cam bir kabın içine dizilir. Ortaları bıçak yardımıyla açılarak hazırlanan kıymalı iç güzelce yerleştirilir. Üzerine domates ve biber parçaları ile süs yapılır. Domates rendesinin artan kısmı biraz suyla karıştırılıp patlıcanların aralarına dökülür. Fırının üst ızgarası açılıp, fırına konur ve üstünün kızarması sağlanır. İçine bol bol sevgi katılır. Sağlıkla yensin diye dua edilir. Tabaklara alınıp servis yapılır.

AFİYET OLSUN...

1. Not: Küçük kızıma acı biber denk gelmesin diye patlıcanlardan birinin üstüne sivri biber yerine çarliston biber koydum.

2. Not: Tabaktaki kalbin anlamı; bol sağlıklı ve sevgi dolu günler dileğiyle:)



Figen'in Ispanaklı Tartı...

Figen'in Ispanaklı Tartı

Malzemeler:
200 gr margarin
300 gr un (2 silme su bardağı)
5 yumurta
Tuz
2 adet soğan
80gr salam ya da jambon
1 yemek kasığı sıvı yağ
500 gr ıspanak
200ml krema
200ml süt
Karabiber
Muskat

Yapılışı:

Hamur:
Margarin, un, yumurta ve tuzdan bir hamur tutulur, buzdolabında dinlendirilir.

Üstü için:
Soğanlar, jambon, ıspanak birlikte kavrulur. Krema, süt, 4 yumurta, karabiber ve muskat karıştırılıp, fırın kalıbına serilen hamurun üzerine dökülür. Orta hararetli fırında alt-üst pişirilir. Sıcak servis yapılır.

AFİYET OLSUN...

Semra Ablamın Rulo Pastası...

Semra Ablamın Rulo Pastası
                                              
Malzemeler:
1 kg süt
1 su bardağı un(1 parmak az)
1 su bardağı şeker
1 parça sakız
1-2 adet muz ya da mevsim meyvesi
Fındık kadar yağ
1 paket bisküvi

Yapılışı:
Malzemelerin tümünden bir muhallebi yapılır. Ateşten inince fındık kadar yağ ile mikserlenir. Tepsiye dökmeden önce 1 paket yulaflı veya petit beure ya da kakaolu bisküvi kırıntısı tepsiye döşenir. Üzerine muhallebi dökülür. Bu haliyle bir gece buzdolabında bekletilir. Tepside tutunan muhallebi dikdörtgen parçalara ayrılarak kesilir. Arasına boyuna 4 eşit parçaya bölünmüş muz ya da mevsimin meyvelerinden konularak rulo yapılır. Bisküvilerin arasına dövülmüş fındık vb.de ilave edilebilir. Tek tek rulo pastalar elde edilip, servis yapılır. Rulo yapıldığında tepsinin dibindeki bisküviler pastanın üzerinde kalarak güzel bir dekor oluşturur, yine de istenirse, içine konan meyveden üstüne de küçük bir dilimle süs yapılabilir.

Arzu edilirse; bütün bu malzemeler kelepçeli bir kalıba konarak, Cheese cake mantığı ile hazırlanabilir. Hatta üstü; meyve, pişmaniye, beze, rendelenmiş çikolata vb ile süslenebilir.
Krema, labne gibi yüksek kalorili malzemelerle yapılan Cheese Cake, parfait tariflerinin yanında aynı görüntü ve benzer lezzeti yakalayabildiğimiz bu tarif, diyet süt, daha az veya diyet şeker kullanılarak da oldukça hafif hale getirilebilir.

AFİYET OLSUN…

19 Kasım 2011 Cumartesi

Diyet için güzel bir ara öğün: Kozalak

Günümüzde diyet yapmayanların sayısı çok az. Sağlıklı yaşam adına ya da estetik kaygılarla herkes yediklerine dikkat ediyor en azından. Söz konusu diyetler içerisinde genelde en az 2, bazen 3, hatta 4 ara öğün olabiliyor. Yediklerine dikkat ettikleri sırada çikolatayı çok özleyenler için, bitter çikolata ve gevrek karışımı bir ara öğün hiç fena fikir değil doğrusu. Hem mutlu ediyor, hem doyuruyor. Aslında doyurmak kelimesi çok doğru değil, ‘insanın nefsini körlüyor’ diyelim daha uygun olur.
İşte size Ender Saraç’ın Bodrum’daki sağlık merkezinde ara öğün olarak sunulan mutluluk kaynağı çok güzel bir tarif:

Malzemeler:
1 paket meyveli Nes-Fit (meyveli veya sade)  
3 paket kadar bitter çikolata (ben mari usülü eitmek üzere)
Arzu edilen kuru veya taze meyveler (çok küçük doğranmış)
Çeşni olarak; fındık, ceviz, badem vb…

Yapılışı:
Bitter çikolatalar ben mari (kaynamakta olan suyun içine, çikolataların içinde bulunduğu başka bir kap oturtularak) usulü eritilir. Eritilen çikolataya 1 paket gevrek boşaltılır ve yedirerek karıştırılır. Arzuya göre içine doğranmış kuru kayısılar, yaban mersinleri vb. eklenebilir. Ceviz vb. de eklenerek çeşniler çoğaltılabilir. Karışımdan kaşık yardımıyla istenilen büyüklükte parçalar alınır ve bir tepsiye dizilir. Kozalak gibi görünümü olan parçalar dizildikleri tepsiyle buzdolabının normal kısmına konur ve tutunarak donması beklenir. Aşağıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi, tek başına ya da yapraklarla süslenerek servis edilir.

AFİYET OLSUN…


Not: Geçtiğimiz gece biz ailecek yaptık, buzdolabına koyduk. Akşam yapar yapmaz bir fotoğraf çekmiştim yayınlamak için, ama sabah uyanınca bahçedeki çam ağacından koparttığım ufacık bir dal ile fotoğrafladım birkaç parçasını. Yaratıcılığın sonu yok. Hele ki pişirme ve sunma konusunda. Doğadaki yaprakları servis yaparken kullanmak benim hoşuma gidiyor. Sofralarımızı çiçeklerle süslemekten pek farklı bir şey değil aslında. Çiçeklerin eşlik ettiği bir sofrada tabakların yapraklarla süslenmesi çok hoş görünüyor bana. DeneyinJ

17 Kasım 2011 Perşembe

Züleyha Öğretmen'in Mercimek Köftesi...

Her şey İntel Bilgisayar kursu ile başladı. Beşiktaş Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli bulunduğum sırada, oda arkadaşlarım Mitat ve Özgür proje birimindeki görevleri dışında, aslında asli görevleri olarak ilçe bünyesindeki bilgisayar kurslarını düzenler ve kendileri de eğitmen olarak ders verirlerdi. Yıllar içerisinde önce kendilerinin eğitimci olmak için katıldığı, daha sonra eğitmen olarak kurs açtıkları, sonraları da ilçe formatörleri olarak denetlemesini yaptıkları İntel Programı’na öğrenci olarak benimde katılmama ön ayak oldular. Benim eğitmenim daha önce pek çok projede beraber çalıştığımız, birlikte çeşitli kurslara katıldığımız, odamızın değişmez ziyaretçilerinden ve tabi ki çok değerli arkadaşım Tuğçe idi. Dünyanın en pozitif insanlarından biri olan Tuğçe sayesinde gerçekten çok zor bir süreç olan intel öğretmen programı son derece keyifli geçti. Kurs, süre olarak çok uzun olmasına rağmen, Hasan Ali Yücel İlköğretim Okulu’nun idaresi ve kursa katılan cana yakın ve güleryüzlü öğretmenleri sayesinde, hem eğlenilen, hem öğrenilen güzel bir ortama  gidiyorum hissi uyandırdı bende.
Niye her şey intel ile başladı? Çünkü değil bir blog yürütmeye, açmaya bile niyetim yokken; Tuğçe bir tanesi intel programında öğrendiklerimizi günü gününe yazmamız için, bir tanesi de istediğimiz, sevdiğimiz bir konuyla ilgili olmak üzere iki adet blog açma görevi ya da ödevi verdi. Zaten özenip pek bilinçli olmadan açtığım, daha doğrusu iş arkadaşlarımdan Melek’in benim için açtığı ama içine o gün için hiçbir şey yazmadığım bir blog adresim vardı. Adını laf olsun diye ‘İşte hayatımız’ koymuştum. Derste de İntel için bir blog açarak, nasıl blog oluşturacağımızı öğrendik. Daha sonra ödev olarak da ben şu anda okumakta olduğunuz yazıyı koyduğum ‘homemade by selda’ isimli blog adresini alıp, bizzat yürütmeye başladım. Aklıma böyle bir blog açmayı getiren en önemli faktör, kursa gittiğim günlerde kursa katılan arkadaşların ara sıra ev yapımı bir ikram getiriyor olmasıydı belki de. Yediğimiz güzel pasta börekler ve kurstaki tarif alışverişi böyle bir blog açmayı düşündürdü sanırım bana. O sıralarda, 3 ayda bir yayınlanan Akseki dergisi için, şu anda blogumun açılış sayfasında bulunan ‘Benim diyebilmek…’ isimli yazımı henüz yazmış ve göndermiştim dergiye. Yazının sonunda da okurlarla birkaç tane tarif paylaşmıştım. Mayıs ayında bu blog için konan ilk yazı da ‘Benim diyebilmek’ oldu zaten. 

İntel’den ve kurs sırasında yediğimiz lezzetlerden söz edip de buraya Züleyha Öğretmenin hazırlayıp kursun son günü getirdiği ve bizlere marullar içinde sunduğu Mercimek Köftesi tarifini koymamak ayıp olur diye düşünüyorum. Hatta belki de koymak da çok geciktim.
Tüm İntel kursu arkadaşlarıma, sevgili Tuğçe’ye ve tarifin sahibi becerikli öğretmen arkadaşım Züleyha Hanım’a kucak dolu sevgilerimle...

Züleyha Öğretmen'in Mercimek Köftesi

Malzemeler:
2 tane orta boy soğan
1-2 dış sarımsak
2 kasık biber salçası
2 kasık domates salçası
1 demet maydanoz
1 adet limon
1küçük demet taze soğan
2 su bardağı mercimek
Üzerine çıkıncaya kadar su
2,5 bardak kısırlık bulgur
Tuz
Karabiber
Kimyon
Sızma zeytinyağı
Servis için kıvırcık marul

Yapılışı:
2,5 su bardağı mercimek bir tencereye konur (düdüklü tencere de olabilir), üzerine çıkıncaya kadar su ilave edilerek haşlanır. Haşlanan sıcak mercimeklerin üzerine; pilavlık bulgur, tuz, karabiber, kimyon, toz kırmızı pul biber eklenir, hepsi güzelce karıştırılarak tencerenin kapağı kapatılır ve demlenmeye bırakılır. Ayrıca su eklenmez, bulgur mercimeğin buharı ile kabarır.
Ayrı bir yerde soğan ve sarımsak ince ince doğranır. Zeytinyağında iyice kavrulur. Domates ve biber salçası da ilave edilip pişirilir. Maydanoz ve (arzu edilirse) taze soğanlar ince ince doğranır. Demlenip kabarmaya bırakılan mercimek ve bulgur karışımının üzerine konur. Limon sıkılıp, biraz sızma zeytinyağı da ilave edilerek, birbirine yedire yedire karıştırılır. Daha sonra da ele alınıp şekiller verilerek, daha önceden üzerine  marul konarak hazır edilen servis tabağına dizilir. Marullara sarılarak yenir.

Züleyha Öğretmen'den Kuru İncirli Kek

Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı kadar toz şeker
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
6 adet kuru incir
1 su bardağı dövülmüş ceviz

Kekin üstüne dökmek için:
1 su bardağında hazırlanmış nescafe

Yapılışı:
Öncelikle kuru incirler suya konarak yumuşamaya bırakılır. Daha sonra; 2 bardak un, vanilya ve kabartma tozu biraraya getirilip uygun bir kaba süzgeçten geçirilerek  elenir. Başka bir yerde şeker ve yumurta iyice çırpılır. Yumuşayan incirler küçük kareler halinde doğranır. Cevizler dövülür ve tüm hazırlanan malzemeler karıştırılıp önceden yağlanmış borcam kalıba dökülür. Orta hararetli fırında pişirilir. Fırından çıkıp ılık hale gelince, üzerine arzuya göre şekerli yada şekersiz olarak hazırlanmış 1 su bardağı nescafe her tarafına eşit olarak dökülür. Soğuyunca servise hazırdır.

Not:Şekerini ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

AFİYET OLSUN...

Dilhan'ın Süslü Pastası...

Dilhan'ın Süslü Pastası

Malzemeler:
2 adet 3 katlı hazır kek( 2 katlı hale getirip, 3 adet kek kullanabilmek için)
Dr. Ortker pasta kreması(1 bardak sütle yapılacak)
Hindistan cevizi
Süt (keki ıslatmak için)

Üç katlı keklerin iki katı kullanılarak, 3 adet iki katlı kek oluşturulur. Kalıplar ile istenilen şekil (Dilhan kalp kalıp kullanmıştı) verilerek kekler kesilir, küçük küçük pek çok sayıda tek pasta keki elde edilir.Bu küçük kekler sütle ıslatılır. Arasına ve üstlerine krema sürülür. Mevsimine göre muz, şeftali vb. meyvalar pastanın içine kullanılabilir.
Pastalar tek tek hindistan cevizine bulanır. Ortaya bembeyaz tek pastalar çıkar. Bu pastaların üstüne arzu edilen renkte kurdeleler fiyonk yapılarak süslenir.
Yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü şekilde, pasta kalıplarla kesilmeyip bütün olarak da yapılabilir. Üzerini süslemek icin doğal çiçek ve yapraklar kullanılabilir.
Özellikle hercai menekşeler hindistan cevizinin üstüne çok yakışıyor. Pastanın altına yeşil sarmaşık yaprakları kullanılırsa tabağa doğal bir hava da verebilir ayrıca.

AFİYET OLSUN...

Not: Bu pasta yeğenim Alp'in nişanında Dilhan tarafından yapılmış olup, çok sükse yapmıştır. Blogumun ilk fotoğraflı tarifini koymuş bulunuyorum şu anda. Çok hoşuma gitti, artık fotoğraflarla da süslemek istiyorum tüm bu tarifleri. Bu demek oluyor ki pek çok tarifi bir arada sunacağım bir parti düzenlemekte fayda var. Yapıp yapıp tariflerimi, fotoğraflarını çekerim böreklerin, pastaların. Bir taşla çok kuş vururum böylece! Hem davet vermiş, hem fotoğraf çekmiş, hem de fotoğraflı tariflerin olduğu bir bloga kavuşmuş olurum:))

İlkay'ın Mozaik Pastası...

İLKAY’IN MOZAİK PASTASI

Bu pasta kızım Aslı mozaik pasta diye tutturunca, İlkay’a mesaj atılarak sorulmuş ve mesaj yoluyla da sevgili İlkay tarafından gönderilmiştir. İnternetten baktığım tariflerde içine yumurta konuyordu. Bana bu tarifte yumurta olmaması çok uydu. Pişirilmeyen bir pasta olan Mozaik Pasta’nın içine yumurta koymak, belki yumurtanın kokusu kalır diye, pek içime sinmiyordu doğrusu! Tarifi alır almaz, önceden hazır olan malzemelerimizi çıkarttık ve pastayı Aslı yaptı. Hepimiz bayıldık. İşte size tarif:

Malzemeler:
1 su bardağı süt
2 paket petit beure bisküvi
2 kaşık kakao
1/2 çay bardağı şeker
1/2 yemek kaşığı tereyağı (arzuya göre)
Ceviz, portakal kabuğu vb. çeşniler (arzuya göre)

Üstü için:
! paket çiğ krema
1 paket bitter çikolata

Yapılışı:

Süt, kakao, şeker ocak'ta kaynatılır, arzu edilirse içine yağ ilave edilir.
İçine bisküviler kırılır. Un haline gelmemesine dikkat edilmelidir. Arzuya göre iç malzemeyi zenginleştirebilirsiniz (ceviz, portakal kabuğu gibi… ).  Karışım hamur haline sokularak kalıba yerleştirilir, ya da dikdörtgen bir naylonun üzerine serilip, üçgen prizma veya rulo şekli verilerek, naylona sarılır.
Üzerine 1 paket krema ocak'ta kaynatılır ve kenara alınır. 1 paket bitter çikolata parçalanarak içine atılır, karıştırılarak eritilir, biraz soğuyunca kalıptan ters çevrilen yada naylondan çıkarılan mozaik pastanın üzerine sos olarak dökülür...

Benim Notum: Üzerine 1 paket krema ile sos yapmadık ama tereyağı kullanmadığımız için bitter çikolatanın bir kısmını ben mari usulü eriterek pasta hamurunun içine koyduk. Eğer ev ahalisi için değil de misafir daveti için yapılacaksa, bitter çikolatanın bir kısmını da servis yapmadan önce eriterek üstüne dökmek iyi olabilir.

                                                                                        AFİYET OLSUN…